İnd. 21. Yüzyıl ve Kapitalist-Emperyalizm

"Kapitalizmin tekelci karakteri, Marx'ın Kapital'de kapitalist üretim tarzını analiz edişinden beri bilinmez değildir. Hele ki Lenin'in Emperyalizm çalışmasından sonra, tekelci kapitalizm konusunda, çok daha fazlasını biliyoruz. Ama, yine de bu konuda bilgimizin geliştirilmesine ihtiyacımız var. İki nedenle, birincisi, bir konuya ilişkin bilgimiz, dış görünüşten öze doğru ilerler, sürekli derinlik kazanır. Bu öğrenme yoludur. Bu nedenle, bu konuda öğrenmemizi sürdürmemiz gerekli. İkincisi, tekelci kapitalizm, bugün Lenin'in analizinden neredeyse 90 yıl sonra, öğrenmemiz gereken uzun bir süreç de yaşamıştır." (Arka Kapak)

Kitap özellik
Baskı Kayhan Matbaası
Orjinal adı 21. Yüzyıl ve Kapitalist - Emperyalizm
Orjinal dil Türkçe
Türü Siyaset - İnceleme
Editör Mehmet Deniz Bölükbaşı
Baskı öncesi hazırlık İdil Özkurşun
Kapak Tasarım Melih Aytek Yıldırım
Cilt Bilgisi Karton kapak
Kağıt Bilgisi 3. hamur
Sayfa Sayısı 596
Kitap Boyutları 13,5 x 21,5 cm
ISBN 978-975-01806-1-3
Basım Tarihi Aralık 2012 (2. baskı) Temmuz 2007 (1. baskı)

Yorum Yap

Adınız:

Yorumunuz:

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz:

Hakkımızda

About Us
Bir tanıtım yazısı yazmanın en zor tarafı, tıpkı bir tanımlama yaparken ki gibi tanımın tanımlanan şeyi yeterince tarif edememesi, daraltması herhalde. ''Okumak eylemdir! Okuyalım eyleyelim!'' sloganını seçmiş bir yayınevi olarak bastığımız kitapları, daha doğrusu neden bu kitapları bastığımızı, hangi temel saik ve ilkelerle hareket ettiğimizi anlatmak zor, öte yandan bir zorunluluk.
 
Yayınevi, kitap yayınlamak diyelim biz buna, sadece bir entelektüel faaliyet değil bizim için. Tıpkı bir düşüncenin maddeleşmesi, hayata doğması için sese dönüşmeye, bir de başka biri ya da birileri tarafından duyulmaya ihtiyacı olması gibi, bir kitabın da basılıp yayınlanması dışında, bir kitap olabilmesi için duyulmaya, sese dönüşmesine, birilerinin düşüncelerini zenginleştirmeye, eleştirmeye, değiştirmeye ihtiyacı vardır. Bu hayatı da değiştirebilmenin araçlarından biri olur o vakit.
 
Okumak ile anlamak arasındaki fark, söylemek ile yapmak arasındaki fark gibidir. Özümsemek ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek hayatın ve bilimin ve de sanatın kuşkusuz 'olmaz ise olmaz'ıdır. Tıpkı görünen ile gerçeklik arasında bir fark olmasaydı eğer bunların hiçbirine ihtiyacımız olmayacağı gibi. Ve tıpkı bugün bize bilim, sanat, hayat diye sunulan şeyin sadece bir tüketim meselesi, tüketim nesnesi ve de tüketim kültürü olduğu tezi gibi baştan ayağı yanlış olduğu gibi.

Son Tweetler