İnd. Öncü İşçinin Eğitim Notları

"Onurlu işçi, hakları için mücadele etmesini bilir. Onurlu işçi, açlığın tüm baskınlığına rağmen direnmesini bilir. Onurlu işçi örgütlenir.

Ve işte bu örgütlenme, bizim için eğitimi zorunlu kılıyor.

Örgütlenme, direnişin temelidir; direniş, örgütlenmenin kaldıracıdır. Direniş ve örgütlenme, birlikte ve kardeştir. Güzelleştiren şeylerdir.”

Bu çalışma,öncü işçilerin yürüttükleri mücadelede kullanmaları için bir eğitim materyali olarak hazırlanmıştır. “Öncü İşçinin Eğitim Notları” yayınevimiz tarafından planlanmış olup, dört yazarımızın bağımsız çalışmalarının birleştirilmesinden oluşturulmuştur. İşçi sınıfının mücadelesine katkı sunması dileğiyle.

Kitap özellik
Yazar Deniz Adalı, Derya Yarıcı, Galip Ademoğlu, Özgür Mahlas
Türü Siyaset - Felsefe - İnceleme
Editör Göksel Kılınç
Baskı öncesi hazırlık İdil Özkurşun
Kapak Tasarım Hazal Köyel
Cilt Bilgisi 240 gr karton kapak
Kağıt Bilgisi 60 gr Enzo Creamy
Sayfa Sayısı 288
Kitap Boyutları 13,5 x 21 cm
ISBN 978-605-5172-08-4
Basım Tarihi Nisan 2017

Yorum Yap

Adınız:

Yorumunuz:

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz:

Hakkımızda

About Us
Bir tanıtım yazısı yazmanın en zor tarafı, tıpkı bir tanımlama yaparken ki gibi tanımın tanımlanan şeyi yeterince tarif edememesi, daraltması herhalde. ''Okumak eylemdir! Okuyalım eyleyelim!'' sloganını seçmiş bir yayınevi olarak bastığımız kitapları, daha doğrusu neden bu kitapları bastığımızı, hangi temel saik ve ilkelerle hareket ettiğimizi anlatmak zor, öte yandan bir zorunluluk.
 
Yayınevi, kitap yayınlamak diyelim biz buna, sadece bir entelektüel faaliyet değil bizim için. Tıpkı bir düşüncenin maddeleşmesi, hayata doğması için sese dönüşmeye, bir de başka biri ya da birileri tarafından duyulmaya ihtiyacı olması gibi, bir kitabın da basılıp yayınlanması dışında, bir kitap olabilmesi için duyulmaya, sese dönüşmesine, birilerinin düşüncelerini zenginleştirmeye, eleştirmeye, değiştirmeye ihtiyacı vardır. Bu hayatı da değiştirebilmenin araçlarından biri olur o vakit.
 
Okumak ile anlamak arasındaki fark, söylemek ile yapmak arasındaki fark gibidir. Özümsemek ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek hayatın ve bilimin ve de sanatın kuşkusuz 'olmaz ise olmaz'ıdır. Tıpkı görünen ile gerçeklik arasında bir fark olmasaydı eğer bunların hiçbirine ihtiyacımız olmayacağı gibi. Ve tıpkı bugün bize bilim, sanat, hayat diye sunulan şeyin sadece bir tüketim meselesi, tüketim nesnesi ve de tüketim kültürü olduğu tezi gibi baştan ayağı yanlış olduğu gibi.

Son Tweetler