İnd. Liberalizm / Muhafazakarlık Kıskacında Kadın

Bu kitapta yer alan yazıların çoğu, (neo-)liberalizm ile (neo-)muhafazakârlığın, seküler referanslı siyasalar ile dinsel referanslı olanların, konu kadın(lar) oldu mu, meş’um “Kutsal İttifak”lardan kaçınmadıkları üzerine odaklanıyor. Ve bunun eril, daha doğru deyişle ataerkil bir “zihniyetler dünyası” ile ilintili olduğunu sergilemeye çalışıyorlar. Her zaman “eril” olarak tasarlanan iktidar karşısında, “güçsüzlerin, iktidarsızların, madûnların, ezilenlerin” yerine ilişkin olan ortak ve eril bir “zihniyet”in izdüşümleri…

Bu “kıskaç”tan çıkabilmek, “başka, yeni, eşitlikçi-özgürlükçü bir dünya”nın mümkün olduğunu tahayyül edebilmeyi gerektiriyor, öncelikle. İki ayağı üzerinde dikilerek “Ben Kadınım!” diye haykırmayı gerektiriyor: “Sırtıma yüklediğiniz bütün kutsal ve tiksinti verici atıflardan, gizemselleştirmelerden bağımsız, düşünen, eyleyen, emeğinin, bedeninin, yazgısının sahibi, İnsan-Kadın’ım!”

Bu yazıların her biri, kadınların –emekçilerin özgürleşme mücadelesinden ayrı düşünülemeyecek- özgürlük kavgasının soru(n)ları üzerinde yüksek sesli düşünceleri dile getiriyor… Kendilerine dayatılan “sınırları” zorladıklarına hayranlıkla tanık olduğumuz Kürt-Türk, Alevî-Sünni-Ateist, öğrenci-işçi-memur-serbest meslek sahibi-işsiz genç kadınlar kuşağı için esin kaynağı olurlarsa, yazarları, kendilerini mutlu sayacak…

Kitap özellik
Yazar Sibel Özbudun, Temel Demirer, Cahide Sarı
Türü Kadın
Kitaplık Kadın Kitaplığı
Baskı öncesi hazırlık Ülkü Gündoğdu
Kapak Tasarım İlknur Kavlak
Cilt Bilgisi Karton kapak
Kağıt Bilgisi 60 gr Enzo kitap kağıdı
Sayfa Sayısı 240
Kitap Boyutları 13,5*19,5 cm
ISBN 978-975-01806-6-6
Basım Tarihi Şubat 2009 (2. baskı) / Ağustos 2005 (1. baskı)

Yorum Yap

Adınız:

Yorumunuz:

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz:

Hakkımızda

About Us
Bir tanıtım yazısı yazmanın en zor tarafı, tıpkı bir tanımlama yaparken ki gibi tanımın tanımlanan şeyi yeterince tarif edememesi, daraltması herhalde. ''Okumak eylemdir! Okuyalım eyleyelim!'' sloganını seçmiş bir yayınevi olarak bastığımız kitapları, daha doğrusu neden bu kitapları bastığımızı, hangi temel saik ve ilkelerle hareket ettiğimizi anlatmak zor, öte yandan bir zorunluluk.
 
Yayınevi, kitap yayınlamak diyelim biz buna, sadece bir entelektüel faaliyet değil bizim için. Tıpkı bir düşüncenin maddeleşmesi, hayata doğması için sese dönüşmeye, bir de başka biri ya da birileri tarafından duyulmaya ihtiyacı olması gibi, bir kitabın da basılıp yayınlanması dışında, bir kitap olabilmesi için duyulmaya, sese dönüşmesine, birilerinin düşüncelerini zenginleştirmeye, eleştirmeye, değiştirmeye ihtiyacı vardır. Bu hayatı da değiştirebilmenin araçlarından biri olur o vakit.
 
Okumak ile anlamak arasındaki fark, söylemek ile yapmak arasındaki fark gibidir. Özümsemek ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek hayatın ve bilimin ve de sanatın kuşkusuz 'olmaz ise olmaz'ıdır. Tıpkı görünen ile gerçeklik arasında bir fark olmasaydı eğer bunların hiçbirine ihtiyacımız olmayacağı gibi. Ve tıpkı bugün bize bilim, sanat, hayat diye sunulan şeyin sadece bir tüketim meselesi, tüketim nesnesi ve de tüketim kültürü olduğu tezi gibi baştan ayağı yanlış olduğu gibi.

Son Tweetler