İnd. Savaşçının Türküsü

Savaşçının Türküsü Kaldıraç dergisinde Bekir Kilerci ismiyle yayınlanan şiir, makale ve öykülerden
oluşuyor. Ayrıca bu genişletilmiş 2. basımda Bekir Kilerci’nin fotoğrafları, ablasının yazdığı
bir mektup da yer alıyor. 13 Aralık 1997 tarihinde işkencede katledilen Bekir Kilerci (Burhanettin
Akdoğdu) bir şiirinde şöyle sesleniyor:

“Herkes konuştu
O, yaptı.
Sabırla kaynayan bir kaynaktı.
Mertebesini
Yaşamın ayrıştırıcılığına bıraktı.
Büyük görevin bilinciyle
Davaya tüm varlığını katan
Her insan gibi içi rahattı.”
....

Şiir sizi kavgaya davet ediyor. Biz bu daveti kabul ettik. Yaşıyoruz, yaşatacağız...

Kitap özellik
Alt başlığı Ve bir yıldız düşer yüreğimize...
Türü Edebiyat - Şiir - Öykü
Baskı öncesi hazırlık Ülkü Gündoğdu
Kapak Tasarım İlknur Kavlak
Cilt Bilgisi Karton kapak
Kağıt Bilgisi 60 gr Enzo kitap kağıdı ve 1. hamur
Sayfa Sayısı 264
Kitap Boyutları 13,5*19,5 cm
ISBN 978-975-01806-3-7
Basım Tarihi Aralık 2007 (2. baskı) / 1998 (1. baskı)

Yorum Yap

Adınız:

Yorumunuz:

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz:

Hakkımızda

About Us
Bir tanıtım yazısı yazmanın en zor tarafı, tıpkı bir tanımlama yaparken ki gibi tanımın tanımlanan şeyi yeterince tarif edememesi, daraltması herhalde. ''Okumak eylemdir! Okuyalım eyleyelim!'' sloganını seçmiş bir yayınevi olarak bastığımız kitapları, daha doğrusu neden bu kitapları bastığımızı, hangi temel saik ve ilkelerle hareket ettiğimizi anlatmak zor, öte yandan bir zorunluluk.
 
Yayınevi, kitap yayınlamak diyelim biz buna, sadece bir entelektüel faaliyet değil bizim için. Tıpkı bir düşüncenin maddeleşmesi, hayata doğması için sese dönüşmeye, bir de başka biri ya da birileri tarafından duyulmaya ihtiyacı olması gibi, bir kitabın da basılıp yayınlanması dışında, bir kitap olabilmesi için duyulmaya, sese dönüşmesine, birilerinin düşüncelerini zenginleştirmeye, eleştirmeye, değiştirmeye ihtiyacı vardır. Bu hayatı da değiştirebilmenin araçlarından biri olur o vakit.
 
Okumak ile anlamak arasındaki fark, söylemek ile yapmak arasındaki fark gibidir. Özümsemek ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek hayatın ve bilimin ve de sanatın kuşkusuz 'olmaz ise olmaz'ıdır. Tıpkı görünen ile gerçeklik arasında bir fark olmasaydı eğer bunların hiçbirine ihtiyacımız olmayacağı gibi. Ve tıpkı bugün bize bilim, sanat, hayat diye sunulan şeyin sadece bir tüketim meselesi, tüketim nesnesi ve de tüketim kültürü olduğu tezi gibi baştan ayağı yanlış olduğu gibi.

Son Tweetler