İnd. Türkiye’de Kapitalizmin Gelişimi Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi

Türkiye’deki kapitalizmin gelişimine ilişkin olarak yapılan birçok çalışma mevcut. Ancak bu çalışmalardaki ortak yan, gelişimin ekonomik alanla sınırlı olmasıdır. “Türkiye’de Kapitalizmin Gelişimi Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi” isimli çalışmadaki özgün yan; kapitalist gelişim incelenirken, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasal alanda da bu gelişimin ele alınmasıdır. Böylesi bir çerçeve, incelenen konunun bütünlüklü olarak anlaşılmasında önemli bir ayrım noktasıdır.

Ekonomik ve siyasal alan arasındaki ilişkinin sınıf savaşımı aracılığı ile kurulduğuna dikkat çeken çalışmada önemli noktalardan biri de, emperyalizm çağında kapitalist gelişimin özgünlüğüne yapılan vurgudur. Sınıf savaşımının ülke içindeki kapitalist gelişim üzerine etkisini incelerken, uluslararası boyutta yürüyen sınıf savaşımının yansımalarını da özel olarak ele alıyor.

Uzun bir aradan sonra gözden geçirilmiş ikinci baskısı yapılan, “Türkiye’de Kapitalizmin Gelişimi Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi” isimli çalışmanın, okur için farklı bir bakış açısı getireceğini düşünüyoruz.

Kitap özellik
Orjinal dil Türkçe
Türü Siyaset - İnceleme
Baskı öncesi hazırlık Ülkü Gündoğdu
Kapak Tasarım İlknur Kavlak
Cilt Bilgisi Karton kapak
Kağıt Bilgisi 60 gr Enzo kitap kağıdı
Sayfa Sayısı 248
Kitap Boyutları 13,5*21 cm
ISBN 978-605-88994-9-0
Basım Tarihi Mart 2011 (2. baskı) / 1996 (1. baskı)

Yorum Yap

Adınız:

Yorumunuz:

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz:

Hakkımızda

About Us
Bir tanıtım yazısı yazmanın en zor tarafı, tıpkı bir tanımlama yaparken ki gibi tanımın tanımlanan şeyi yeterince tarif edememesi, daraltması herhalde. ''Okumak eylemdir! Okuyalım eyleyelim!'' sloganını seçmiş bir yayınevi olarak bastığımız kitapları, daha doğrusu neden bu kitapları bastığımızı, hangi temel saik ve ilkelerle hareket ettiğimizi anlatmak zor, öte yandan bir zorunluluk.
 
Yayınevi, kitap yayınlamak diyelim biz buna, sadece bir entelektüel faaliyet değil bizim için. Tıpkı bir düşüncenin maddeleşmesi, hayata doğması için sese dönüşmeye, bir de başka biri ya da birileri tarafından duyulmaya ihtiyacı olması gibi, bir kitabın da basılıp yayınlanması dışında, bir kitap olabilmesi için duyulmaya, sese dönüşmesine, birilerinin düşüncelerini zenginleştirmeye, eleştirmeye, değiştirmeye ihtiyacı vardır. Bu hayatı da değiştirebilmenin araçlarından biri olur o vakit.
 
Okumak ile anlamak arasındaki fark, söylemek ile yapmak arasındaki fark gibidir. Özümsemek ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek hayatın ve bilimin ve de sanatın kuşkusuz 'olmaz ise olmaz'ıdır. Tıpkı görünen ile gerçeklik arasında bir fark olmasaydı eğer bunların hiçbirine ihtiyacımız olmayacağı gibi. Ve tıpkı bugün bize bilim, sanat, hayat diye sunulan şeyin sadece bir tüketim meselesi, tüketim nesnesi ve de tüketim kültürü olduğu tezi gibi baştan ayağı yanlış olduğu gibi.

Son Tweetler