Jorge Camilo Torres Restrepo, 3 Ocak 1929'da Kolombiya'nın başkenti Bogota'da varlıklı, liberal bir ailenin çocuğu olarak doğar. Orta eğitimden sonra ilk olarak hukuk eğitimine başlar ancak ilk sömestrden sonra fakülteyi bırakarak din adamı olmaya karar verir. Bu doğrultuda 7 sene eğitim aldıktan sonra rahip olur ve sosyoloji eğitimi almak üzere Belçika'ya gider. Orada ilerici Hıristiyan dernekleri ve çeşitli sol eğilimli kişilerle ilişki kurar. Bu dönemde ezilenlere karşı sempatisi kadar, yoksulluk ve sosyal adalet konularına ilgisi de artar. Bu doğrultuda ilk örgütlenmesi olan "Sosyo-ekonomik Araştırmalar için Kolombiyalı Öğrenciler Topluluğunu" kurar. Kolombiya'ya döner dönmez, Ulusal Üniversite'ye dinsel görevli olarak atanır, daha sonra öğretim görevlisi olacağı Sosyoloji bölümünü kuranlardan birisi olur.

Kitap özellik
Alt başlığı Görev, Kişilik, Karar
Orjinal dil İspanyolca
Çeviri Selver Erol
Baskı öncesi hazırlık Ajans D
Cilt Bilgisi Karton kapak
Kağıt Bilgisi 3. hamur
Sayfa Sayısı 248
Kitap Boyutları 13,5*19,5 cm
Basım Tarihi Eylül 1997

Yorum Yap

Adınız:

Yorumunuz:

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz:

Hakkımızda

About Us
Bir tanıtım yazısı yazmanın en zor tarafı, tıpkı bir tanımlama yaparken ki gibi tanımın tanımlanan şeyi yeterince tarif edememesi, daraltması herhalde. ''Okumak eylemdir! Okuyalım eyleyelim!'' sloganını seçmiş bir yayınevi olarak bastığımız kitapları, daha doğrusu neden bu kitapları bastığımızı, hangi temel saik ve ilkelerle hareket ettiğimizi anlatmak zor, öte yandan bir zorunluluk.
 
Yayınevi, kitap yayınlamak diyelim biz buna, sadece bir entelektüel faaliyet değil bizim için. Tıpkı bir düşüncenin maddeleşmesi, hayata doğması için sese dönüşmeye, bir de başka biri ya da birileri tarafından duyulmaya ihtiyacı olması gibi, bir kitabın da basılıp yayınlanması dışında, bir kitap olabilmesi için duyulmaya, sese dönüşmesine, birilerinin düşüncelerini zenginleştirmeye, eleştirmeye, değiştirmeye ihtiyacı vardır. Bu hayatı da değiştirebilmenin araçlarından biri olur o vakit.
 
Okumak ile anlamak arasındaki fark, söylemek ile yapmak arasındaki fark gibidir. Özümsemek ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek hayatın ve bilimin ve de sanatın kuşkusuz 'olmaz ise olmaz'ıdır. Tıpkı görünen ile gerçeklik arasında bir fark olmasaydı eğer bunların hiçbirine ihtiyacımız olmayacağı gibi. Ve tıpkı bugün bize bilim, sanat, hayat diye sunulan şeyin sadece bir tüketim meselesi, tüketim nesnesi ve de tüketim kültürü olduğu tezi gibi baştan ayağı yanlış olduğu gibi.

Son Tweetler