İnd. Anadolu Devriminin Yolu

Anadolu, tarihi boyunca hep doğumlara yurt olmuştur. “Şafak ülkesi”, “güneşin doğduğu ülke” anlamına gelen Anadolu, bugün, 21. yüzyıla girerken, tüm karşı-devrimci saldırıyı geri püskürtecek büyük doğuma hazırlanıyor. 

Doğum, eskinin aşılması, yeni bir yaşam demektir. 

Doğum, zor demektir. Toplumsal mücadelede doğum, öznenin artan rolüne işaret eder.

Güzel olan zor olanda gizlidir. 

Anadolu devrimci hareketi, tarihsel bir yol ayrımında, bir dönüm noktasındadır. Zümrüd-ü Anka kuşunun kendi külleri içinden doğumunu ifade etmesi gibi, Anadolu devrimci hareketi de kendi tarihi içinden koparak doğuyor.

Kitap özellik
Alt başlığı Bir Programatik Yaklaşım
Türü Tarih - Siyaset - Felsefe
Kitaplık Cep Kitaplığı
Editör Mehmet Deniz Bölükbaşı
Baskı öncesi hazırlık Ülkü Gündoğdu
Kapak Tasarım İlknur Kavlak
Cilt Bilgisi Karton kapak
Kağıt Bilgisi 3. hamur
Sayfa Sayısı 80
Kitap Boyutları 13*19,5 cm
ISBN 975-0180-64-4
Basım Tarihi 2013 (3. baskı) / Eylül 1997 (1. baskı)

Yorum Yap

Adınız:

Yorumunuz:

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz:

Hakkımızda

About Us
Bir tanıtım yazısı yazmanın en zor tarafı, tıpkı bir tanımlama yaparken ki gibi tanımın tanımlanan şeyi yeterince tarif edememesi, daraltması herhalde. ''Okumak eylemdir! Okuyalım eyleyelim!'' sloganını seçmiş bir yayınevi olarak bastığımız kitapları, daha doğrusu neden bu kitapları bastığımızı, hangi temel saik ve ilkelerle hareket ettiğimizi anlatmak zor, öte yandan bir zorunluluk.
 
Yayınevi, kitap yayınlamak diyelim biz buna, sadece bir entelektüel faaliyet değil bizim için. Tıpkı bir düşüncenin maddeleşmesi, hayata doğması için sese dönüşmeye, bir de başka biri ya da birileri tarafından duyulmaya ihtiyacı olması gibi, bir kitabın da basılıp yayınlanması dışında, bir kitap olabilmesi için duyulmaya, sese dönüşmesine, birilerinin düşüncelerini zenginleştirmeye, eleştirmeye, değiştirmeye ihtiyacı vardır. Bu hayatı da değiştirebilmenin araçlarından biri olur o vakit.
 
Okumak ile anlamak arasındaki fark, söylemek ile yapmak arasındaki fark gibidir. Özümsemek ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek hayatın ve bilimin ve de sanatın kuşkusuz 'olmaz ise olmaz'ıdır. Tıpkı görünen ile gerçeklik arasında bir fark olmasaydı eğer bunların hiçbirine ihtiyacımız olmayacağı gibi. Ve tıpkı bugün bize bilim, sanat, hayat diye sunulan şeyin sadece bir tüketim meselesi, tüketim nesnesi ve de tüketim kültürü olduğu tezi gibi baştan ayağı yanlış olduğu gibi.

Son Tweetler